Mozart'ın «Facile Sonatı» ya da «Küçük Klavier Sonatı» olarak bilinen KV 545, piyano literatürünün en tanınan ve en sevilen eserlerinden biridir. Mozart, eser defterinde bu sonatı "klavye öğrenenler için küçük bir klavsen sonatı" olarak tanımlamıştır; ancak yalın görünümünün arkasında Mozart'ın olgun stilinin tüm inceliği gizlidir.
Üç kısa bölümden oluşan bu eser; net melodik çizgiler, saf armonik dil ve nefis bir denge anlayışıyla hem ilk denemeleri için öğrencilere hem de saf Mozartçı müzikal zevkini arayan deneyimli piyanistlere hitap etmektedir. HN 164 · ISMN 979-0-2018-0164-3 · Barkod 9790201801643 (yaklaşık)
Mozart, KV 545'i 26 Haziran 1788'de tamamladı — Don Giovanni'nin büyük başarısından hemen sonra ve son üç senfonisini bestelediği dönemde. Eser defterindeki not son derece sade ve açıktır: "Anfänger für das Clavier (klavye başlayanlar için)". Sağlığında yayımlanmadı; ilk baskısı 1805'te Breitkopf & Härtel tarafından gerçekleştirildi.
Birinci bölümün (Allegro) açılış teması, Albert Bass eşliğiyle sunulan berrak Do majör melodik çizgisiyle pedagoji tarihinin en öğretici örneklerinden biri sayılmaktadır. İkinci bölüm (Andante), Sol majörde kısa ama derinlikli bir lirik ara sunar. Rondo finalin (Allegretto) neşeli karakteri ise sonata mükemmel bir kapanış sağlar.
Mozart, bu sonatı 26 Haziran 1788'de tamamlamış ve eser defterine "klavye öğrenenler için küçük bir klavsen sonatı" notu düşmüştür. Eserin sağlığında yayımlanmaması ve 1805'e kadar basılmaması, onun bu küçük pedagogik mücevheri kamuoyuna sunmaya pek ilgi duymadığına işaret etmektedir. Buna karşın eser, günümüzde Mozart'ın en çok tanınan piyano yapıtlarından biri hâline gelmiştir.
Bu Urtext baskısı, mevcut tüm kaynakları — eser defteri girişi, çeşitli kopyalar ve birinci baskı — değerlendirerek en güvenilir metni sunmaktadır. KV 545, "kolay" görünümüne karşın Mozartçı artikülasyon, dinamik ve üslup inceliklerini kavramak için olağanüstü bir çalışma zemini sunmaktadır.
Mozart, her türde başyapıtlar üretmiş ender bestecilerden biridir. Erken yıllarında çıktığı konser turnelerinde (Londra, Mannheim, İtalya, Paris) edindiği çok çeşitli müzikal izlenimleri gençliğinde özümsemiş; bunlar, sonraki kusursuz müzikal dilinin önkoşulunu oluşturmuştur.